Zaman: 28. May 2015, 14:48

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


İtiraf Ediyoruz

Tüm dünya halklarına selam olsun!..
Dünyanın kırlarında, dağlarında, varoşlarında, sokaklarında, fabrikalarında, okullarında özgürlük güneşine koşanlara selam olsun!..
Ve ant olsun!..
İşkence tezgahlarında, toplama kamplarında, darağaçlarında, duvar diplerinde esaret zincirlerini parçalayıp destanlar yaratan devrim savaşçılarına ve yoldaşlarımıza ant olsun!..
Ant olsun ki, düşenler unutulmayacak!..
Ant olsun ki, dökülen kan yerde kalmayacak!..
Ant olsun ki, elimizdeki bayrak düşmeyecek!..
İTİRAF EDİYORUZ!


Savcılar, yargıçlar, bizi mahkum etmeye çalışan egemen sınıflar!

Rahatlayın!..

Evet, biz suçların en büyüğünü işledik!..

Ülkemizin her yanını işgal ettiler, her metrekaresini üsleri, tankları, topları, nükleer bombaları ve füzeleriyle donattılar.
Onları biz çağırmadık!..

İTİRAF EDİYORUZ: Emperyalistleri, ayak izlerine kadar ülkemizden silmek için, bağımsızlık şıarını haykırma suçunu işledik!

''Kemer sıkma'' diye diye, halkımızın boğazına IMF zincirini doladılar.

IMF ile masaya biz oturmadık. İpotek anlaşmalarına biz imza atmadık!

İTİRAF EDİYORUZ: Beşikteki bebekten evdeki emekliye kadar, halkımızın kanını kene gibi emenlerin korkulu rüyası olma suçunu işledik!

Coplarıyla, süngüleriyle, zindanları ve yasalarıyla faşizm, halkımızın üzerinde terör estirdi.

Bu faşist devleti biz kurmadık.

İTİRAF EDİYORUZ: Faşist devleti yıkıp, her türlü güzelliğin boy vereceği, devrimci halk iktidarını kurmak için savaşmak suçunu işledik!

Ülkemizin sokakları, fabrikaları, köyleri, okulları işgal edildi.

Maraş'ta hamile kadınları ağaçlara çivileyen, çocukları katledenler biz değildik!

İTİRAF EDİYORUZ: Halkı canından, evinde, yurdundan, okulundan eden CIA uşaklarını, sermayenin faşist sürülerini cezalalandırma suçunu işledik!

Açlar ordusunu, işsizler ordusunu biz yaratmadık.

İntiharı, fuhuşu, uyuşturucuyu biz yaymadık.

Rüşveti, yolsuzluğu, ahlaksızlığı erdem sayan biz değildik!

İTİRAF EDİYORUZ: Çürümenin, yozlaşmanın, kokuşmanın karşısında olma, emeği en yüce değer sayma suçunu işledik.

Bir gece vakti halkımızın şafağı karartıldı.

İnsanlarımız kan uykularından çığlık çığlığa uyandırıldı.

Bir anda insanlar sokaklardan toplanırken, emirlerini yağdıran beş Yankee işbirlikçisi biz değildik

İTİRAF EDİYORUZ: Biz halkız, sırtımıza saplanan 12 Eylül hançerine karşı direnme suçunu işledik!

Ellerinde manyetoları, falaka sopaları, askılarıyla geldiler.

Adsız insan kanlarıyla dolu işkence yuvalarını biz yaratmadık!

İTİRAF EDİYORUZ: Ana karnındaki bebekten ak sakallı dedelere kadar elektrik verenlerden hesap sorma suçunu işledik!

İŞTE SUÇLARIMIZ!..
TÜM DÜNYAYA İLAN EDİYORUZ Kİ: BU SUÇLARI İŞLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ!..

Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS
 Biz Kimiz?... 


Bizi tanırsınız. Her yerde varız. Mahallenizden, işyerinizden, fabrikanızdan, köyünüzden, okulunuzdan tanırsınız. İşçinin grevinde, memurun sendika mücadelesinde, gençliğin mücadelesinde, gecekonduluların su için, yol için, adalet için yürüyüşünde hep biz varızdır.

BİZ HALKIZ!

Öyle olmasaydık, “Toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar” çok olmasaydık, onlar durmadan bizi yoketmek, bizim kökümüzü kazımak için çalışırken, bugünlere kalır mıydık? Umut kalır mıydı bugünlere, biz olmasaydık?

Çok şey söylendi bize dair. Biz hariç herkes konuştu belki. Bizim sesimizse hep boğulmak istendi. Radyolarda, televizyonlarda bizim açıklamalarımız, sözlerimiz yayınlanmadı. Kitaplarımız, dergilerimiz sansürlendi. Neler demediler ki bizim için? Anarşist dediler, terörist dediler. Eşkiyaya çıktı adımız. Biz ne oyuz, ne öteki. Ha, bir yanı doğrudur. Asidir bir yanımız.

Bizi tanırsınız. Her yerde varız. Mahallenizden, işyerinizden, fabrikanızdan, köyünüzden, okulunuzdan tanırsınız. İşçinin grevinde, memurun sendika mücadelesinde, gençliğin mücadelesinde, gecekonduluların su için, yol için, adalet için yürüyüşünde hep biz varızdır.

Umut kalır mıydı bugünlere biz olmasaydık? Biz halkız. İşçi, öğrenci, memur, köylü, esnaf, gecekondulu, işsiz, emekli, genç, yaşlı, çocuk, kadın, erkek... Her milletten ve her mezhepten... Devrimciler bu halkın içinden gelmiştir ve hep bu halkın içindedir. Biz, geleceğini yeniden yaratan Anadolu’yuz.

NEDEN DEVRİMCİYİZ?

Bu ülkede devrimci olmak için neden o kadar çok ki... Neden devrimci olunmadığı sorusuna cevap bulmak çok daha zordur. Katillerin, soyguncuların, her türlü pisliği yapanların ortalıkta serbestçe dolaştığı bir adaletsizliği kabul etmiyoruz. İnsanlarımızın çöpten ekmek toplamak zorunda bırakılmasını hiç hazmedemiyoruz. İşçinin, memurun sefalete sürüklenmesini, milyonlarca insanımızın işsiz, tek dilim ekmeğe muhtaç bırakılmasını, milyonlarca insanımızın sağlıksız kondularda yaşamak zorunda bırakılmasını istemiyoruz. Anadolumuzun her yerinde pıtrak gibi Amerikan üsleri kurulmasını istemiyoruz. Bu üslerden kalkan uçakların Irak halkını hergün bombalayıp onlarca kişiyi katletmesi, onurumuza dokunuyor. Halkımızın şu veya bu milliyetten diye, şu veya bu mezhepten diye baskı ve zulüm görmesini kabul etmiyoruz. Ülkemizde kayıplar, faili meçhuller, köy boşaltmalar olmasın istiyoruz. Kaybedenlerden, faili meçhullerin faillerinden hesap sorulmasını istiyoruz. Tekellerden, toprak ağalarından, mafyalardan, tüm sömürü ve asalak takımından kurtulmak istiyoruz. Kısacası, bağımsız, demokratik bir ülke istiyoruz. Sosyalizmi istiyoruz. Bunlar için devrimciyiz.


HANGİ ADALETİN SAVUNUCUSUYUZ?

Bütün bu savaşın anlamı belki de en iyi bir tek kavramla anlatılabilir: Adalet! Çünkü adaletsizlik içinde yaşıyor ve adalet için savaşıyoruz. Yüzbinlercemiz işkenceden geçirildik, karakollarda sıra dayağına çekildik. İşkenceciler ortada dolaşıyor. Katledildik. Vuran belliydi, vurduran belli. Katiller ortada dolaşıyor. Mahkeme kapılarında yıllarca adalet aradık ve hala aramaya devam ediyoruz. Ama bulamadık ve bulamıyoruz.

Halk, adaletsiz kalamaz. Halkın adaletini bu ülkenin gündemine getirdik. Halkın çıkarları ve yargısı, bu adaletin temeli oldu. Hiç bir şeyin yapanın yanına kar kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Ama er, ama geç, halka karşı suç işleyenler bunun karşılığını görmeliler. Halka karşı suç işleyen herkes, halkın bunun hesabını er geç kendisinden soracağını bilmeli

NE İSTİYORUZ?

Çok şey değil.
Herkese konut! Herkese sağlık!
Herkese iş! Herkese eğitim! İSTİYORUZ!
Adalet İSTİYORUZ!
BAĞIMSIZ bir ülkenin yurttaşları olmak İSTİYORUZ!
Örgütlenme hakkımızı, söz ve karar hakkımızı İSTİYORUZ!
 Radyo 

 Forum Basliklarindan 
Yeni mesaj yok Faşizmin Komplosu Çöktü Faruk Ereren Beraat Etti

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 25. May 2015, 16:00
Forum: Duyuru Panosu

0

32

25. May 2015, 16:00

KURTULUS

Yeni mesaj yok DHKC, Açıklama: 449

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 21. May 2015, 23:25
Forum: Cephe Bildirileri

0

154

21. May 2015, 23:25

KURTULUS

Yeni mesaj yok Hamburg: Gülaferit Ünsal ile dayanışma için açlık grevinde

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 12. May 2015, 19:20
Forum: Duyuru Panosu

0

43

12. May 2015, 19:20

KURTULUS

Yeni mesaj yok Gülaferit ÜNSAL Berlin'de Süresiz Açlık Grevine Başladı

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 8. May 2015, 14:23
Forum: Duyuru Panosu

0

47

8. May 2015, 14:23

KURTULUS

Yeni mesaj yok Hiçbir Güç Halkın Sesi YÜRÜYÜŞ'ü Susturamaz!

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 6. May 2015, 18:12
Forum: Avrupa

3

92

7. May 2015, 03:35

KURTULUS

Yeni mesaj yok DHKC, Açıklama 448

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 5. May 2015, 13:48
Forum: Cephe Bildirileri

0

159

5. May 2015, 13:48

KURTULUS

Yeni mesaj yok Faşizm

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 1. Mar 2013, 06:36
Forum: Fasizm

4

4192

3. May 2015, 15:34

BORAN

Yeni mesaj yok DHKC, Açıklama 447

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 28. Nis 2015, 23:27
Forum: Cephe Bildirileri

0

2252

28. Nis 2015, 23:27

KURTULUS

Yeni mesaj yok Hamburg Halk Cephesi 1 Mayis Cağrısı

Gönderilme zamanı gönderen YASEMIN » 28. Nis 2015, 14:33
Forum: Duyuru Panosu

0

2134

28. Nis 2015, 14:33

YASEMIN

Yeni mesaj yok Avrupa Halk Cephesinden 1 Mayıs Çağrısı

Gönderilme zamanı gönderen KURTULUS » 17. Nis 2015, 03:01
Forum: Duyuru Panosu

0

128

17. Nis 2015, 03:01

KURTULUS

 Haberler 
Title: Hiçbir Güç Halkın Sesi YÜRÜYÜŞ'ü Susturamaz! Submitted By: KURTULUS

YÜRÜYÜŞ Halkın Sesidir! Hiçbir Güç Halkın Sesi YÜRÜYÜŞ'ü Susturamaz!

Alman Emperyalizmi Yürüyüş Dergisini Yasaklayarak, Kurumları Basarak Gerçeklerin Halka Ulaşmasını Engelleyemez.


AKP ile işbirliği yapmak halkların öfkesinden başka birşey kazandırmaz. Vazgeçin!
Bugün (06 Mayıs 2015) – öğrenebildiğimiz kadarıyla- Berlin'deki Yorum Kültür Evi ve Köln'deki Sanat Atölyesi'ne Alman polisi tarafından baskınlar yapıldı. Gerekçe ise "Yasaklanan Yürüyüş Dergilerini Toplamak!"
Almanya İçişleri Bakanlığı'nın bir kararla Yürüyüş Dergisi ve Vakıf Efsane hakkında soruşturma başlatılmış ve "delil taplamak" gerekçesiyle Anadolu Federasyonu'na bağlı derneklerde arama kararı çıkartılmıştır.
Arama kararı çıkartılan dernekler:
- Anadolu Federasyonu - Anatolische Föderation / WUPPERTAL
- Yorum Kültürevi e.V. /BERLİN
- Sanat Atölyesi - Kunstwerkstatt Köln e.V. / KÖLN
- Halk Kültürevi - Volkskulturhause e.V /STUTTGART
- Aile ve Gençlik Dayanışma Evi (DayEv) / DORTMUND
- Cafe 2012 / ESSEN
- Ayrıca dernek yöneticilerine ait bazı evler...
Kurumlarımızda yapılan ya da bu derneklerimiz tarafından organize edilen konser, anma, film gösterimi, toplu yemek, kahvaltı, piknik, yürüyüş vb. etkinliklerin haberlerinin Yürüyüş Dergisi'nde çıkması ise bu derneklerin basılması ve soruşturmaya dahil edilmesi için bir gerekçe yapılmıştır.

Peki, soruyoruz: Bu etkinliklerden herhangi birinin haberi Bild, Spiegel, Weld ya da ZDF gibi gazet ya da televizyonlarda da yayınlanmış olsaydı onları da mı yasaklıyacaktınız?

Şu tabloya bir bakın: Alman polisi işini gücünü bırakıp dernek yöneticilerimizin evini, derneklerimizi basıp "Yasaklanan" yayınları toplamaya başlamış. İş mi arıyorsunuz; gidin ırkçı katilleri bulun, 8 esnafımızın nasıl katledildiğini araştırın. Çocuklarımızın katili faşist AKP için değil halk için çalışın.

Faşist AKP'nin halk düşmanı katil yüzünü her gün görüyor ve yaşıyoruz. Alman emperyalizmi ise AKP faşizmini aratmıyacak şekilde yayınları yasaklıyor, dernekleri basıyor. Halk düşmanlığında birbirleriyle yarışıyorlar. Boşuna: gerçeklerin halka ulaşmasına engel olamaz, Yürüyüş'ü susturamazsınız.
Daha önce de defalarca baskın yaptınız, insanlarımızı tutukladınız, yıllarca hapis cezaları verdiniz! Elinize ne geçti?
Çocuk katili AKP'ye destek olmakla ne kazanacaksınız? AKP Berkin Elvan'ımızın, 241 çocuğumuzun katilidir. Bu katillere açıktan destek vermekle elinize ne geçecek! Belki bir kaç yeni ihale, iş anlaşmaları, milyar dolarlar, eurolar... Ama unutmayın, halkların öfkesini kazanmak en büyük kayıbınız olacak. Sarayları sarsan, kuleleri yıkan halkın öfkesidir.

Evet, korkun halkın öfkesinden, gerçeğin sesinden. Çünkü Yürüyüş gerçekleri halka ulaştırmaya, kirli ve kanlı anlaşmalarınızı anlatmaya, halkı uyandırmaya devam edecek. Yürüyüş'ün mürekkebi kandır. Sanmayın ki yasaklamaya çalıştığınız sadece bir dergi. O dergiler, orada yazılanlar bizim düşüncelerimizdir, geleceğimiz, umudumuzdur. Beyinlerimizi de söküp alamazsınız ya!
Yürüyüş Dergisi gerçeğin sesidir. Gerçeğin sesini susturmaya gücünüz yetmez! Devrimci basın ve devrimci kurumlar üzerindeki baskılarınıza son verin!
Yürüyüş Dergisi Türkiyeliler'in, göçmenlerin, ırkçılığa ve ayrımcılığa karqşı mücadele edenlerin, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm isteyen ezilen halkların sesidir. Bu sesi susturmaya kimsenin gücü yetmez.

Düşünce ve Örgütlenme Özgürlüğü Mücadeleyle Kazanılmış Bir Haktır, Engelleyemessiniz
Yürüyüş Dergisi Gerçeğin Sesidir, Susturulamaz!
Devrimci Basın Üzerindeki Baskılara Son!
Baskınlar, Yasaklamalar Bizleri Yıldıramaz!


06 Mayıs 2015
Berlin Halk Cephesi

6. May 2015, 18:12Comments: 3


Title: Hamburg: Devrimci Tutsaklar Yanlız Değildir Submitted By: KURTULUS

Şadi Özpolat ve Gülaferit Ünsal'ın Talepleri Kabul Edilsin

Hamburg Halk Cepheliler, 10 Nisan, 2015 tarihinde, Açlık Grevi direnişinde olan devrimci tutsaklarla dayanışmak ve onları yalnız bırakmamak için Hamburg'un Damtor semtindeki mahkeme binası önündeydiler.

Mahkeme binası önünde yapılan açıklamada tutsakların taleplerinin kabul edilmesi istendi. Yaklaşık bir saat süren eylem boyunca Almanca ve Türkçe olarak "Devrimci tutsaklar onurumuzdur", "Şadi Özpolat Yalnız Değildir", "Gülaferit Ünsal Yalnız Değildir", "Politik tutsaklara özgürlük..." sloganları atıldı. 15 kişinin katıldığı eylemde kızılbayraklar ve tutsakların taleplerinin yeraldığı dövizler açıldı.

12. Nis 2015, 03:09Comments: 0


Title: ADALET SAVAŞÇILARI HAMBURG'TA SELAMLANDI Submitted By: KURTULUS

ADALET SAVAŞÇILARI HAMBURG'TA SELAMLANDI

BERKİN'di adımız, ŞAFAK'la BAHTİYAR olduk; Girdik adaletsizliğin sarayına, alınlarının çatından vurduk! Dayandık kapılarına ELİF olduk, hesap sorduk...
Duyun it sürüleri, bekleyin zulmün bekçileri! Adaletimiz mahşere kalmıyor, halkın savaşçıları hesap soruyor!

BERKİN'İN HESABI SORULACAK!

BAHTİYAR DOĞRUYOL, ŞAFAK YAYLA VE ELİF SULTAN KALŞEN ONURUMUZDUR!

Berkin Elvan´ın katillerinin açıklanması için Çağlayan Adliye Sarayı'nda Cumhuriyet Savcısının, DHKC Savaşçıları tarafından rehin alınması eyleminde şehit düşen Şafak Yayla, Bahtiyar Doğruyol ve daha sonrasında Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik eylem sırasında şehit düşen Elif Sultan Kalşen Hamburg'ta düzenlenen eylemlerle anılırken, faşist AKP'nin katliamları protesto edildi.
Hamburg Halk Cepheliler'in yaptığı ilk eylem 01 Nisan 2015'te, Türkiye Konsolosluğu önündeydi. Adalet Savaşçıları Şafak Yayla ve Bahtiyar Dörtyol'u sahiplenmek ve katliamı protesto etmek için saat 15.00'da konsolosluk önünde toplanıldı. Sternschanze'den sloganları ve pankartlarıyla yürüyüşe geçen Dev-Gençliler, Konsolosluk önünde yaptıkları konuşmalarda, attıkları sloganlarda Adalet Savaşçıları'nın hesabının sorulacağını haykırdılar. Yaklaşık 1 saat süren eyleme çeşitli siyasi yapılardan da destek verenler oldu.

"BİR DEV-GENÇ'İMİZ VAR" ŞAFAKLARI, BAHTİYARLARI YARATAN

Hamburg Dev-Genç'liler aynı gün akşam saatlerinde Sternschanze'de tekrar bir yürüyüş düzenleyerek Adalet Savaşçıları'nı selamladılar. "Safak Yayla Ölümsüzdür, Bahtiyar Doğruyol Ölümzüsdür, Elif Sultan Kalsen Ölümsüzdür", "Yaşasın Halkın Adaleti", "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez..." sloganlarıyla Susannenstr'den Sternschanze Bahnhof'una kadar bir yürüyüş düzenlediler. Bahnof önünde yapılan konuşmaların, atılan sloganların ve Savaşçıların sesinden çalınan "Cesaret" marşının ardından, bir gün sonra yapılacak yürüyüş ve mitingin duyurusu yapılarak eylem bitirildi.

HAMBURGLULAR, KATLEDİLEN HALK SAVAŞÇILARI BAHTİYAR DOGRUYOL, ŞAFAK YAYLA VE ELİF SULTAN KALSEN'E SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR!

Adalet arayışımız yüzyıllardır sürüyor bu topraklarda. Çocuklarımız gecelerinde aç yatmasın, gündüzlerinde oynayabilsin diye sürüyor bu kavga. Eşit ve özgür olalım diyoruz. Herkesin ekmeğe ve adalete doymasını istiyoruz. Bunun için ölüyor, vahşice katlediliyoruz. Ama vazgeçmiyoruz; fedayı kuşanıp çıkıyoruz karşılarına, saraylarını başlarına yıkmaya...

Adalet Savaşçılarını sahiplenmek için, 02 Nisan 2015 tarihinde Halk Cepheliler, Dev-Gençliler ve çeşitli siyasi yapılar bir kez daha haykırdılar Hamburg-Sternschanze'de: "Yaşasın Halkın Adaleti!" diye. Burada yapılan konuşmaların ardından tekrar sloganlarla yürüyüşe geçildi. "Berkin'in katillerinden hesap sorduk soracağız", "Şafak Yayla, Bahtiyar Doğruyol, Elif Sultan Kalşen Ölümsüzdür", "Ne istiyoruz: Adalet, Kim için: Halk için, Yaşasın Halkın Adaleti" ve umudun sloganlarıyla Sternschanze sokaklarında yapılan yürüyüşün ardından RoteFlora önüne gelindi. Eylem, burada yapılan konuşmaların ve okunan şiirlerin ardından atılan sloganlarla bitirildi. Eyleme 80 kişi katıldı.

Yürüyüş-Hamburg

4. Nis 2015, 13:35Comments: 0


Title: DHKP-C den Emniyet Müdürlüğüne Silahlı Saldırı Submitted By: KURTULUS

İstanbul-Vatan Caddesi üzerinde bulunan Emniyet Müdürlüğüne yönelik düzenlenen silahlı eylemde ikî polis yaralandı,bir yoldaşımız da şehit düşmüştür.

1. Nis 2015, 18:29Comments: 1


Title: DHKP-C Savaşçıları Savcıyı Odasında Rehin Aldı Submitted By: KURTULUS

DHKP-C savaşçıları İstanbul-Çağlayan Adliye binasının 6.katında bulunan Berkin Elvan soruşturmasını yürüten savcı Mehmet Selim Kiraz'ın odasına girerek kendisini rehin almıştır.

Savaşçılarımızın talepleri;

1: Berkin Elvan'ın katili polisler canlı yayına çıkarak itirafta bulunacak.
2: Bu polisler Halk Mahkemelerinde yargılanacak.
3: Bugüne kadar Berkin Elvan eylemine katıldıkları için mağdur edilen herkesin mağduriyetlerînin giderilecek ve haklarındaki suçlamalar kaldırılacak.
4: Güvenli bir şekilde binayı terketmemiz için koşullar sağlanacak.
5: Oluşturulacak,isimlerini vereceğimiz bir heyetle iletişîmimiz sağlanacak.

Bu şartların yerine getirilmesi için 3 saat süre tanındı.Şartlar yerine getirilmediği taktirde Savcı Mehmet Selim Kiraz ölümle cezalandırılacaktır.

31. Mar 2015, 15:12Comments: 8


Title: AKP İl Başkanlığı Ve Polis Kulübesini Vurduk Submitted By: KURTULUS

Halk Düşmanı AKP İl Başkanlığı Ve Polis Kulübesini Vurduk

Yaptığınız Baskı, İşkence Ve Zulmünüzde Boğacağız Sizi

İstanbul, Sütlüce AKP il binasını ve onun korumalığını yapan halk düşmanı polise yönelik olan eylemimizi 7 Şubat’ın ilk saatleri olan 01.50’de gerçekleştirdik. Savaşçılarımız polis kulübesini ve AKP binasını uzun namlulu silahlarla yoğun ateşe almıştır. Ne olduğunu anlamayan halk düşmanları karşılık verememiş, başlarını kaldıramamışlardır. Onlar korkularıyla yaşıyorlar. Korkun. Gene geleceğiz.

En demokratik eylemlere AKP saldırıyor, işkence yapıyor, zulüm ediyor. Ankara’da Liselilerimize, Dev-Gençlilerimize azgınca saldıran, işkence yapan AKP ve halk düşmanı polisleri bir kez daha uyarıyoruz: İşkence yapmaktan vazgeçin, yoksa hesabını misliyle sorarız.

Sabrımızı Sınamayın! Berkin’in Katillerini Açıklayın

İşkence Yapmak Şerefsizliktir

Cephe Milisleri

8. Şub 2015, 16:37Comments: 0


Title: Polis Noktasına Silahlı Saldırı Submitted By: KURTULUS

Taksim'de bulunan bir Polis noktası uzun namlulu sîlahla tarandı.Eylem Türkiye saatiyle 14:30 da gerçekleşirken can kaybı ve ya gözaltı yaşanmadı...

30. Oca 2015, 16:28Comments: 0


Title: Teslim Töre: Mahir Çayan’ı anlayamadık! Submitted By: BORAN

68 kuşağı devrimci önderlerinden Teslim Töre, sürgünde yaşadığı Avrupa'da, 30 Mart 1972' de Kızıldere'de katledilen THKP-C lideri Mahir Çayan hakkında dikkat çekici ifadeler kullandı.
Uzun yıllar bir devrimci partinin genel sekreterliğini de yapmış olan Teslim Töre (76), Avrupa Sürgünler Platformu'nun iki günlük Frankfurt toplantısı sonrası sağanak yağmur altında bir Kafeterya'nın bahçesinde ayaküstü yapılan söyleşide, geçmiş olayları dün yaşanmışçasına heyecanla değerlendirdi. Kendisini merakla dinleyen 78 kuşağı devrimcilerine, solun günümüzde her zamankinden daha acil olarak birliğe ihtiyacı var, mesajı verdi.
DENİZLERİN İDAMINI ENGELLEMEK İÇİN AĞIR BEDEL ÖDEDİLER
Avrupa Postası’ndan Adil Yiğit’in haberine göre Teslim Töre şunları ifade etti;
"Kızıldere katliamı öncesinden Deniz’le Mahir’in arası siyasi olarak o kadar da iyi değildi. Mahir buna rağmen, Kızıldere'de Deniz’leri kurtarmak için en ağır bedeli yaşamıyla ödedi. Ama Mahir Çayan’ı bizler ne o zaman, ne de bugün anlayabildik. Eğer onu anlayabilmiş olsaydık bugün bu hallerde olmazdık. Belki arkadan gelen nesiller anlarlar. Devrimcilik ilk önce insani temeller üzerinde yükselmelidir. O açıdan Mahir Çayan’a ayrı bir değer veriyorum. Çünkü biz, onda bunu gördük"
ONLAR SOSYALİSTLERİN BİRLİĞİNİN SEMBOLÜDÜR
"Mahir Çayan’ı Türkiye solu anlayamadı. O siyasi olarak hiç de anlaşamadığı bir başka parti (THKO) yöneticilerinin hayatını kurtarmak için, yoldaşlarıyla birlikte ağır bedel ödedi. Ben iddia ediyorum Bolşevik Devrimi'nde bile böyle samimi ve yoldaşça bir davranış yaşanmamıştır."
"Bana gör Mahir yoldaş; bu günün dünyasını ve insanlığın varması gereken geleceğin insani değerler sistemi limanını hiçbir kafa karışıklığına meydan vermeyecek şekilde, anlamak isteyen herkese net bir şeklinde anlatmıştır. Geleceğin sosyalizminin Mahir Çayan ve yoldaşlarının göstermiş olduğu değerler üzerine kurulacağı kuşku götürmez."
Teslim Töre, Kızıldere de katledilen devrimcilerin o günkü koşullarda solun birliğindeki sıcak dayanışma duygularına özellikle dikkat çekti. Töre, 30 Mart 1972 Kızıldere'de bomba ve bazukalarla katledilen Mahir Çayan ve yoldaşları için şu açıklamada bulundu: "Onlar, sosyalizmin insancıl yüzü, solun, sosyalistlerin birlik olmalarının sembolüdürler. Onlar, etnik kökenleriyle oluşturmuş oldukları toplumsal bileşenle, Türkiye' de yaşayan bütün halkların bir arada yaşamalarının sembolüdürler. Ve öyle kalacaklardır. Hiç kimse onları, öteleyiciliğin, fraksiyonculuğun, lider sultasının, örgütü amaçlaştırmanın sembolü ve aracı haline getiremez" dedi.

11. Tem 2014, 18:40Comments: 1


Title: Halkın Avukatlığında 25 Yıl Submitted By: BORAN

Halkın Avukatlığında 25 Yıl

Halkın Avukatlığı Ne Mahkeme Salonlarına Ne Açıkhava Sahnesine Sığıyor!

Halkın avukatları bürolarının kuruluşunun 25. yılını 29 Haziran akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde verilen Grup Yorum konseriyle kutladı. 1994 yılında katledilen Halkın Hukuk Bürosu avukatı Fuat Erdoğan anısına yapılan konserde avukatlar da kızıl fularlarıyla Çav Bella şarkısını söyledi.

12 Eylül sürecinde tutsaklarla beraber verilen hukuk mücadelesiyle yetkinleşen genç avukatların 1989 yılında kurduğu Halkın Hukuk Bürosu 25. yılını kutladı. 18 Ocak 2013’te yapılan polis baskınında komployla tutuklanıp 1 yılın ardından tahliye olan büronun emekçi avukatları, bu süreçte halkın avukatlığını yapmaya karar veren “stajyerleriyle” omuz omuza çıktı sahneye. Devrimci Sol Ana dava’dan başlayarak Dev-Gençlilerle, işçilerle, işkencede katledilen, kaybedilen devrimcilerle, 122’lerle, Grup Yorum’la ve Soma İşçileriyle, Haziran şehitleriyle halkın avukatlığı geleneğinin nasıl yaratıldığı adım adım anlatıldı konserde.

Resimleri Görmek İçin Resme Tıklayın...

Harbiye Sahnesi saatler öncesinden görevlilerin ve sanatçıların çalışmalarıyla hareketlenmeye başladı. İnsanlar saatler öncesinden konser alanına gelerek bilet kuyruğu oluşturmaya başlamış, içerideyse stantlar hazırlanıyordu. Konser saati yaklaştıkça bilet ve kapı kuyruğu da uzamaya başladı. Saat 20.00’da kapılar açıldı, TAYAD’lı şehit aileleri için en önde yer ayrıldı, beyaz tülbentleri ve kızıl bantlarıyla mücadeleye omuz veren analar onur konuğu olarak izlediler konseri... Haziran ayaklanmasında şehit düşen Umudun Çocuğu Berkin Elvan’ın ailesi, yozlaşmaya karşı bir bayrak olan Hasan Ferit Gedik’in ailesi ve Soma’dan gelen maden işçileri de konserin onur konukları olarak en önde izlediler bu konseri.

Konser boyunca Dev-Gençliler toplu sloganlarla kitlenin içinde bulunduğu duyguları binlerin dilinde söze, öfkeye ve hesap sormaya dönüştürdü. Konser alanı dolarken de işçiler sloganlarla alana girdiler. Hem meşru, hem de hukuk mücadelesinde omuz omuza oldukları halkın avukatlarının yanında yer aldılar.

Işıklar kapanıp program başladığında önce hazırlanan sinevizyonla halkın hukuk mücadelesi adım adım beyaz perdeye yansıtıldı. Sahnenin yanında yer alan iki ekrandan insanlar nefesini tutarak izledi 25 yıllık tarihi. Sinevizyon Dursun Karataş’ın Devrimci Sol Anadava’dan görüntü ve ses kaydıyla başladığında bütün alan “Önder Yoldaş Dursun Karataş” sloganlarıyla çınladı. Binlerce insan önderliğe, bu slogana kulak verdi, içinde yankılanan bir ses daha oldu... Sonra Fuat Erdoğan’ı izledi binler, onun katledildiği yerden görüntülerle öfkesi bilendi 25 yıllık mücadeledeki yoldaşlarının... Ölüm oruçları, 122 canla omuz omuza ölüme karşı verilen mücadele ve Behiç Aşçı... Devrimcilerin gün gün ölüme yürümesi karşısında kimsenin konuşmadığı, adaletin olmadığı yerde direnmeyi, ölümle karşı karşıya açlığı seçti katledilen yoldaşları için... O müdafilerini mahkeme salonlarıyla, hapishanelerin avukat görüş bölümleriyle sınırlamadı. Yaşamının, devrimciliğinin bir parçası olarak gördüğü özgür tutsaklar için tıpkı onlar gibi açlığını kuşanarak ölüm orucuna başladı ve zaferi de 122 canımızla, Behiç Aşçı’nın tüm statükoları yıkan direnişiyle kazandık...

Bu mücadele, yer ve mekân tanımadan hem vekillerle hem müvekkillerle büyüyor çoğalıyor, bir eylem olmaktan çıkarak bir gelenek, değerler bütünü haline geliyor. Halkın avukatları gün geliyor DTCF işgallerinde, parasız eğitim eylemlerinde Dev-Gençlilerin yanında oluyor, gün geliyor yerin metrelerce altında ölüme mahkum edilen maden işçilerini savunduğu için gözaltına alınıyor, işkence görüyor. Ama yılgınlığa ve tereddüte düşmeden hep çoğalarak, yaşatarak, direnerek nice 25. yıllara koşuyor...

Alkışlar ve sloganlarla izlenen sinevizyonun ardından Halkın Hukuk Bürosu adına avukat Barkın Timtik sahneye çıkarak 25. yılında yanlarında olan halkı selamladı. Bürolarının kuruluşunu “Tutsaklara güneşi bile yasak ettikleri günlerdi, tutsaklar bir yudum güneş için dahi işkence görüyor, saldırıya uğruyor, DİRENİYORLARDI...” sözleriyle aktardı ve “Gösterilmek istenen; bozuk düzenin örtüsü hukukun bile halk için kullanılabileceğiydi...

Halkın Hukuk Bürosu çokbilmiş, halktan uzaklaşmış, kendini ayrıcalıklı gören avukatlık anlayışına bir seçenek olarak kurulmuştur.

Hukukun, egemenin iradesi olduğunu hiç ihmal etmemiştir. Fakat hukukun halkın bedelini ödeyerek kazandığı hak ve özgürlükler yanı olduğunu da hiçbir zaman gözden kaçırmamıştır.

Halkın Hukuk Bürosu, hak ve özgürlükleri koruma ve geliştirme mücadelesini yalnız mahkemelerle sınırlamamış; alanlarda, meydanlarda, kondularda, fabrikalarda, yani hakkın tam da kazanıldığı yerlerde gelişebileceği bilincini hep akılda tutmuştur.” diye devam etti. Timtik sözlerinde “tarafsız aydın” tavrına işkenceyle yakılarak katledilen Guetamalalı şair Otto Rene Castillo’nun şiiriyle yanıt verdi,

“Tarafsız aydınları

güzel yurdumun,

cevap veremeyeceksiniz.

Yiyip bitirecek sizi

bir sessizlik kuzgunu.

Yüreğinizi kemirecek

zavallılığınız.

Susup kalacaksınız

kendi utancınızla.” HHB tarafsızlık bataklığına düşmeden, onun arkasına sığınmadan katledilmek pahasına o basit, o güzel insanlarıyla omuz omuza oldu 25 yıl boyunca ve Timtik de sözlerini “Halkın Hukuk Bürosu, yoksulların yanında taraf olduğu için alnı açık başı diktir. Halkına vereceği cevap, adalet mücadelesinde şehit olan Fuat Erdoğan’dır. Hak ararken ölüme yatan Behiç AŞCI’dır. İşkencelerdir, tutsaklıklardır, sürgünlerdir…” şeklinde sürdürdü. Konuşmasını; “Bugün 25. yılımızı bu kadar kitlesel, coşkulu ve umutlu kutluyorsak bu hukukun değil, gönüllü birlikteliklerin egemen olacağı günlere olan inancımızdandır.

Sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız bir dünyayı hep beraber kuracağımız inancı var olduğu için devrimci hak ve özgürlük mevziimizin 25. yılı kutludur.

Devrimci avukatı devrimci avukat yapan, ona değer ve anlam kazandıran müvekkilleri. Devrimciler ve halklarımız… Sizler… Bizi var eden, besleyen, büyüten halkımız… Bugün yine çoğala çoğala tutuştu ellerimiz.

‘Ne kadar çok elimiz oldu, baksana,

Tutuşa tutuşa

Bir orman yangını gibi’

Bu elleri hiç bırakmayacağız. Çünkü ‘…yolların en çıkmazıdır bizsiz gidilen yol…’

Hiç bırakmayacağız tutuştuğumuz bu elleri ve bu eller dünyayı saracak.

Hadi şimdi kurtuluş düşümüzün ezgisini salalım evrene hep beraber,

Hoş geldiniz Safalar getirdiniz…” Selamlamasıyla sonlandırarak sözü devrimci sanatçılara, Grup Yorum’a bıraktı.

Grup Yorum ilk olarak Güleycan’la, 12 Eylül zindanlarındaki direnişin şarkısıyla başladı konserine ve hemen ardından Uğurlama’yı söyledi...

Ardından konser 17’sinde, 14’ünde direnen, barikat barikat çatışan gençler için söyledikleri Büyü şarkısıyla devam etti. Bu şarkının ardından sahneye “Berkin Elvan Ölümsüzdür” sloganlarıyla Av. Engin Gökoğlu çıktı ve “Dostlar, Yoldaşlar, hepinizi Haziran ayının sıcaklığıyla selamlıyoruz” dedi ve Haziran ayında halkın ekmek adalet ve özgürlük talebiyle şaha kalktığını, en direngenlerin Haziran Ayaklanması’nda şehit düştüğünü söyledi. Hasan Ferit Gedik’in de yozlaşmaya karşı bayrağımız olduğunu söyleyen Gökoğlu 14 Ağustos’ta Kartal Adliyesi’nde görülecek mahkeme için herkese çağrı yaptı. Ardından 269 gün boyunca küçücük bedeniyle faşizme karşı direnen Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ı sahneye davet etti. Sami Elvan sahneye çıkarken konseri izleyenlerin tamamı ayağa kalkarak “15’inde bir Fidan Berkin Elvan” ve “Berkin Elvan Ölümsüzdür” sloganını attılar. Berkin’in babası da “Halkın Hukuk Bürosu avukatlarıyla Haziran Direnişi’yle tanıştık, ailemiz oldular, bizi hiç yalnız bırakmadılar. Faşizmin saldırılarına karşı savunma yapan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarına teşekkür ediyorum” dedi. Grup Yorum Berkin için yazılan şarkıyı milyonların hüznü ve hesap sorma kararlılığıyla söyledi, herkes tek yürek olarak Berkin’i andı bu şarkıyla. Cihan Keşkek söz alarak “Gezi’de bizi teker teker öldürdüler, Soma’da yarattıkları katliamla bizi yüzer yüzer öldürdüler. Üzerimize maden ocağının kapılarını kapattılar, ölülerimizi sahiplenirken, bakanı başbakanı bütün memurlarıyla saldırdılar. Soma’da ambulansı kirletmeye kıyamayan, o saflıkta olan insanların yüreklerini bir yanıyla da korkuyla, sindirmeyle bastırmaya çalıştılar. Biz korkuyu değil umudu büyüteceğiz. Korkuyu değil cesareti büyüteceğiz” dedi. 40 Somalı işçinin konuk olarak geldiği konserde işçilerden biri sahneye çıkarak “Bu cinayette, katliamda bize destek olan bizim için işkence gören halkın avukatlarına teşekkür ediyoruz.” dedi. Ardından da Yorum Soma için yazdıkları şarkıyı söyledi.

Konsere konuk sanatçı olarak katılan Hüseyin Turan da sahnede Topal eşek ve Kirvem türkülerini söyledi.

İnan Altın binlerle beraber yeni albümde yer alan Lanet şarkısını söyledi. Sonrasında Devrimci İşçi Hareketi adına Metin Yeğin sahneye çıkarak DİH’in yeni projelerini anlattı. “Paramız yok ama yoksul değiliz” diyen Yeğin yeni anneler için Takas projesiyle kapitalizmin tüketim açlığına karşı durulacağını söyledi. Ardında Yorum direnen işçiler için yazdıkları Grev Çağrısını söyledi. Coşkulu halayların ardından Selma Altın söz alarak Amerika’nın üç devrimcinin başına ödül koyduğunu ve Amerika’nın zulmüne karşı tüm dünya halklarıyla meydan okuduklarını belirtti, Amerika katil şarkısı söylendi. Ardından Yorum üyeleri Kızıl fularlarla yüzlerini kapatarak Zafer Yakında’yı söylediler.

“Biz Devrimcilerin Avukatıyız, Ama Yetmez”

Biz Devrimci Avukatlarız!

15 dakikalık aradan sonra tüm coşkusuyla konser devam etti. İkinci bölümde Av. Selçuk Kozaağaçlı söz alarak “Biz devrimcilerin avukatıyız, ama yetmez! Biz ayaklanmanın avukatı değil parçasıyız aynı zamanda.” dedi ve halkın avukatı olmak isteyen herkesi “çayımız demli, yataklarımız serili, herkesi büromuza bekliyoruz” sözleriyle çağırdı... Söz tekrar Grup Yorumdaydı. Grup Yorum Haziran’da Nazım Hikmet’i de anmadan geçmedi. Haziran’da Ölmek Zor şarkısının ardından Nejat Yavaşoğulları’yla beraber Eylül şarkısı söylendi.

TAYAD’ın kurucu üyeleri çıktı sahneye, Önder Yoldaş Dursun Karataş sloganlarıyla beraber Dayı’nın abisi Reşat Karataş Halkın Hukuk Bürosu’na teşekkür etti. Mustafa Bektaş’ın ve tüm devrimcilerin anası Kezban Ana da ak tülbentiyle çıktı binlerin karşısına. Adım adım Ankara’ya giden TAYAD’lıları selamladı önce ve teşekkür etti, 25 yıldır oğullarının kızlarının, işkencede katledilmesine, kaybedilmesine karşı, tecrite karşı kendilerine güç veren, güven veren halkın avukatlarına. Grup Yorum da anaları, emekçi babaları Kayıpların Ardından şarkısıyla uğurladı.

Avukatlar için de mücadelenin bir yanında dışarıdakiler, diğer yanında ise tutsaklar vardır... TAYAD’lıların ardından özgür tutsakların selamları ulaştı birer birer. Özgür tutsaklar adına Ümit İlter’in selamı bir bahar rüzgarı gibi geldi önce “Özgür tutsaklar olarak bu 25 yıllık mücadelenin tanığıyız” dedi ve Fuat Erdoğan’ı ve Behiç Aşçı’yı andı, Yaşasın halkın adaleti sözleriyle noktaladı özgür tutsakların mesajını. Almanya’da tutsak Şadi Özpolat ile avukat Ahmet Düzgün Yüksel’in özgür tutsaklar adına yolladıkları selam iletildi. Bu mesajın üzerine Grup Yorum Sevdanıza Ant Olsun şarkısıyla 122’leri selamlarken şarkının bitiminde Dev-Gençliler “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz” sloganıyla ölüm orucu şehitlerini andı. Ardından Güler Zere için “Halkın Elleriyle” verilen mücadele ve 2 Temmuz’da yakılan 37 canımız anıldı konserde.

Şarkıların ardından Acıpayam doğumlu Fuat Erdoğan’ın toprağı çapalayan ellerinin nasıl kalem tutup onu halkın avukatı yaptığını Ebru Timtik anlattı. Onu katleden Şefik Kul’u asla unutmadıklarını ve asla affetmeyeceklerini vurguladı. Ardından Hasan Hüseyin Korkmazgil’in “Sen Ne Zaman Büyüdün” şiirini paylaştı. Grup Yorum da Acıpayam doğumlu Fuat Erdoğan için “Efem” türküsünü söyledi ve avukatlardan da zeybek oynayanlar oldu. Konserin son konuğu ise dengbej Taj Kurdistani ve Hüseyin Ömeri oldu. Kürtçe türküler ve tef solosuyla Yorumcular da dahil herkes halay çekti onlar türkü söylerken.

Artık konserin sonlarına yaklaşırken Halkın Hukuk Bürosu’nun en genç avukatı Didem Baydar son konuşmayı yaptı. Konuşmasında 18 Ocak 2013’te yapılan baskına değinen Baydar baskıların halkın avukatlarını sindiremeyeceğini ve kendisi gibi tam da bu süreçte staja başlarken halkın avukatlığına karar verdiklerini, bu onur ve gururla paylarına düşen bedeli ödemeye hazır olduklarını söyledi.

Ve sıra konserin son şarkısındaydı... Halkın avukatları yüzlerini kızıl fularla kapatarak topluca sahneye çıktılar. Berkin’in sapanlı ve kızıl fularlı fotoğrafı önünde Grup Yorum’la ve izlemeye gelenlerle beraber Çav Bella şarkısını söyledi halkın avukatları

3. Tem 2014, 20:22Comments: 0


Title: Gazi Mahallesi’nde karakola silahlı saldırı Submitted By: KURTULUS

Istanbul Gazi Mahallesi’nde 21 Mayıs akşam saatlerinde karakola silahlı saldırı düzenlendi. Polis de saldırıya silahla karşılık verdi.

Yasanan silahli catismanin ardindan militanlar kayip vermeden catisma alanindan cekildiler..

Ismetpaşa Caddesi’nde zırhlı polis araçları miltanlari “Şerefsiz köpekler, kaçmayın, çıkın ortaya” anonslariyla ariyor.

22. May 2014, 04:37Comments: 0

 Duyurular 
Faşizmin Komplosu Çöktü Faruk Ereren Beraat Etti
Faşizmin Komplosu Çöktü Faruk Ereren Beraat Etti

Faruk Ereren 8 yıldır Yargılandığı Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesinde beraat etti
Türkiye`deki faşizmin kurduğu komploya, Alman emperyalizminin de çanak tutmasıyla 8 yıldır yargılanması sürdürülen Faruk Ereren`in davası 22 Mayıs 2015`de yapılan karar duruşmasında beraatla sonuçlandı.

Faruk Ereren 2007 Nisan ayında tutsak edilmişti. Alman emperyalizmi ispatsız kanıtsız hakkında ağır hapis cezası istemiyle dava açtı. Ancak bu dava kısa sürede çıkmaza girdi. Faruk Ereren’e 3 yıl 9 ay veya 4 yıl 6 ay arasında bir ceza vermek suretiyle anlaşma teklif edildi. Faruk Ereren tarih karşısında haklı olduğu bilinciyle anlaşmayı reddetti. Faruk Ereren ret kararını bildirdiğinde o zaman ki mahkeme başkanı alenen bu dava müebbede gidiyor diye tehdit etti. Tam bu noktada Türkiye’deki faşizmin de komplosu devreye girdi. Bir hain, federal savcının "Ürkek Ceylan" olarak adlandırdığı işbirlikçi, itirafçı Semih Genç vasıtası ile kurulan komploya Alman emperyalizminin de çanak tutmasıyla Faruk Ereren’e müebbet hapis cezası verildi.

Bir skandaldan başka bir şey olmayan bu karar yargıtaydan döndü. Ve Faruk Ereren başka bir mahkemede yeniden yargılanmaya başlandı. İki yıldan fazla süren bu yeniden yargılama sırasında komplo her yönü ile açığa çıktı. Çünkü iftiracı, komplocu Semih Genç, mahkeme karşısına bile çıkartılamamıştı. Artık mızrak çuvala sığdırılamıyordu. Bunun üzerine Faruk Ereren Şubat 2014’te tahliye edildi.
Tahliyeden sonra geçen zamanda da komplo daha da netleşti. Sonuçta 22 Mayıs’da yapılan karar duruşmasında, beraat kararı dışında bir alternatif kalmadı. Mahkeme beraatla sonuçlandı.

Mahkemenin her safhası Faruk Ereren açısından bir hukuki, siyasi ve ideolojik savaş olarak geçti. Emperyalizmin imparatorluk stratejisi ve onun hukuk alanındaki yansımaları yargılandı ve mahkûm edildi. Faşizmin nasıl bir hukuk dışı sistem olduğu ve halka karşı ilan edilmiş gözü dönmüş bir savaş olduğu ortaya konuldu.
Bütün bunlara rağmen adaletin kazandığı sanılmasın. Emperyalizmin adaleti yoktur. Dediğimiz gibi mızrak çuvala sığdırılamadığı için beraat kararı verilmek zorunda kalındı. Bunda Faruk Ereren’in direnişi belirleyici rol oynadı. Kısacası direniş bir kez daha kazandı... Bu bir hukuk zaferidir. İdeolojik ve politik bir zaferdir.
Submitted By: KURTULUS, 25. May 2015, 16:00 Read Full Article Post Comments

Hamburg: Gülaferit Ünsal ile dayanışma için açlık grevinde
6 Nisan dan buyana açlık grevinde olan devrimci tutsak Gülaferit Ünsal ile dayanışmak amacıyla Hamburg da açlık grevi başladı.
11 Mayıs ta başlayan ve 4 gün sürecek olan açlık grevinde suan 7 kişi var.
Ayrıca Düsseldorf hapishanesinde tutsak olan Ahmet Düzgün Yüksel de yaptığı açıklamayla
3 günlük destek açlık grevine başladığını duyurdu.
Açlık grevi boyunca Sternschanze de bilgilendirme standı açılıp bildiriler dağıtılacak

Tüm halkımızı devrimci tutsak Gülaferit Ünsal ile dayanışmaya çağırıyoruz.

Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur !
Onurumuza Sahip Çıkıyoruz !
Submitted By: KURTULUS, 12. May 2015, 19:20 Read Full Article Post Comments

Gülaferit ÜNSAL Berlin'de Süresiz Açlık Grevine Başladı
Devrimci Tutsak Gülafrit ÜNSAL: Kitap, dergi, gazete sansürüne, kendisine yönelik faşist komplo, provakasyon ve baskılara son verilmesi için 6 Nisan 2015 tarihinden bu yana açlık grevinde. Alman emperyalizmi dışarıda ve içeride devrimcilere saldırmaya devam ediyor.

Hamburg Halk Cepheliler, Devrimci tutsak Gülaferit Ünsal'a destek olmak ve teleplerinin kabul edilmesi için 07 Mayıs 2015'te Hamburg'un Damtor semtindeki mahkeme binası önündeydiler.

"Freiheit für alle politischen gefangenen!" yazılı pankartın açıldığı eylemde Gülaferit'in taleplerinin kabul edilmesi için yapılan açıklama Almanca ve Türkçe olarak okundu. Eylem; "DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR", "GÜLAFERİT ÜNSAL YALNIZ DEĞİLDİR", "POLİTİK TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK", "DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ..." sloganları ile bitirildi.

Devrimci tutsak Gülaferit'in 6 Nisan'da Açlık Grevi'ne başlarken yaptığı açıklamadan:
"6 Nisan 2015 tarihinden itibaren aşağıdaki talepler için.
1- Yürüyüş dergisinin verilmesi
2- Hürriyet, Özgür Politika, Junge Welt ve TAZ gazetelerinin günlük, zamanında ve hiçbir sorun çıkartılmadan verilmesi,
3- İzinli kitap paketlerinin keyfi ve yasadışı bir şekilde kitapevlerine geri gönderilmemesi,
4- Yasal bütün dergilerin hiçbir izin ve başvuruya tabi tutulmadan verilmesi,
5- Bütün kitap, dergi ve postanın önce benim gözümün önünde açılması,
6- Faşist komplo, provakasyon ve mobbinge son verilmesi için Süresiz Açlık Grevi'ne başlıyorum"

Direnenler onurumuzdur, sahip çıkalım.

ADRES: Gülaferit Ünsal: JVA Pankow, Arkonastr.56, 13189 Berlin
Submitted By: KURTULUS, 8. May 2015, 14:23 Read Full Article Post Comments

Hamburg Halk Cephesi 1 Mayis Cağrısı
1 MAYIS’TA TALEPLERİMİZLE, DEVRİMİN VE SOSYALİZMİN KIZIL BAYRAKLARIYLA ALANLARDA OLALIM:
EKMEK, ADALET VE ÖZGÜRLÜK İÇİN; HALK CEPHESİ SAFLARINDA BİRLEŞELİM!

Faşist Hitler'in propaganda bakanı Goebbels "bir yalanı 50 sefer tekrarlarsanız gerçek olur" sözüyle ayak izlerini takip edeceklere öğüt vermiştir. Gerek ülkemizde gerekse dünyanın dört bir yanında aynı yalanları söylemeye devam ediyorlar. Emperyalist efendiler zenginliklerini artırırken halkların cephesinde ise açlık, yoksulluk, işsizlik, iş cinayetleri, yozlaşma, adaletsizlikler her geçen gün daha da büyüyor. Bu adaletsizliğe karşı mücadele edenler ise "terörist" olarak adlandırılıyor. 7 milyarlık dünyada 1 milyar insan açlık sınırının, 4 milyar insan da yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Ülkemizde ise 50 milyon yoksul, 14 milyon açlık sınırında yaşayan insan var. Sosyal yardımla yaşayan insan sayısı 23 milyondur. 11 milyon 670 bin kişinin aylık geliri 400 TL'den bile azdır. Ülkemizde doğan her çocuk 2 bin dolar borçla doğuyor...
Dünyanın zenginleri, halkların yoksulluğu sürdükçe vardır. Açlığımızın, yoksulluğumuzun sorumlusu emperyalizm ve işbirlikçileridir. Asıl terörist, dünyayı bu hale getirenlerdir.

Emperyalistler, halklar arası düşmanlığı, ırkçılığı körükleyerek halkları birbirine düşmanlaştırmaktadır. Bütün Avrupa ülkelerinde ırkçılık bilinçli olarak körüklenmektedir. Irkçılığa karşı mücadele eden ve onu ortadan kaldıracak olan sadece devrimcilerdir. Tek ses tek yürek olup, ırkçılığa karşı 1 Mayıs'ta, Halk Cephesi saflarında birleşelim.

ADALETSİZLİK OLDUKÇA, HALKLARIN MÜCADELESİ SÜRECEK!

Umudun Çocuğu Berkin Elvan Haziran Ayaklanması’nın yaşı en küçük şehididir. Vurulduğunda 14 yaşındaydı. 269 gün boyunca yoldaşları onu yaşatmaya çalıştı, dünyayı ayağa kaldırdı. 15'indeki Fidanımız Berkin Elvan şehit düştüğünde 3,5 milyon insan onun arkasında yürüdü. Umudun Çocuğu Berkin Elvan'ın adı artık Adalet Savaşımızın da adıdır.

Sokaklarda, polis karakollarında, her yerde işkence, iş cinayetleri, katliamlar var. Hırsızlık, yolsuzluk, adaletsizlik artarak sürüyor. Bu düzen böyle gitmez, gitmeyecek!
Bir yılda 6 milyon 251 bin 822 kişiye soruşturma açan bir ülkede adalet yoktur. AKP faşizmi bütün ülkeyi hapishaneye çevirdi. 100 çocuktan üçünü yargılayan devlet çocuklarımızı koruyamaz; AKP 13 yıllık iktidarı döneminde 241 çocuğumuzu katletti; AKP çocuk katilidir. Tayyip Erdoğan katillerin başıdır. Bu ülkenin hakimleri, savcıları çocuk katillerini, katillere emir verenleri koruyor: çocuklarımızı bu katillerden, AKP'den korumalıyız.
Kerpiç evlerden, yoksul mahallelerden, okullardan, meydanlardan çıkıp geliyoruz, saraylarınızın kapılarına dayanıyoruz. Hiçbir önleminiz sizi koruyamaz. Halk çocuklarına saldırmaktan, katletmekten vazgeçin. Katilleri korumaktan vazgeçin!
Türkiye'nin meydanlarından dünyanın meydanlarına sesleniyoruz: Adaleti biz sağlayacağız. Şafaklar'la, Bahtiyarlar'la, Elifler'le yoksulların sesi, halkların öfkesi olacağız.
Meydanlarda hak istenir, talepler dile getirilir, faşizme öfke gösterilir, faşist saldırılar, hak gaspları, emperyalizmin, faşizmin halk düşmanı yüzü teşhir edilir... Meydanlara çıkmak faşizme meydan okumak, hesap sormaktır! 1 Mayıslar'da meydanları dolduralım, halkın gücünü gösterelim.
Son teknolojileri, yüz binlerce resmi sivil askeri gücü, tankı topu, mobese'si, dinlemeleri, tüm "ileri" istihbaratlarına karşı BİZ VARIZ!
ADALET SAVAŞÇILARI; 7 MİLYARIN GÜCÜDÜR!
Çürüyen, hırsız, katil, obur bu düzenin güçsüçlüğü karşısında; biz 7 milyarın gücüyüz! Ve tekrarlıyoruz; Dünyayı bir kez de Türkiye’den sarsacağız!
Ekmek, adalet ve özgürlük için;
Katledilen, işkence gören, tutsak edilen, adaletsizliğe uğrayan insanlarımızın hesabını sormak için;
Açlığın, yoksulluğun, işsizliğin son bulması için;
Irkçı katillere ceza, halklara adalet istemek için;

TEK SES TEK YÜREK OLALIM, MEHMET AKİF DALCI'NIN ÖFKESİNİ KUŞANALIM. 1 MAYIS'TA KIZIL BAYRAĞIN ALTINDA, HALK CEPHESİ SAFLARINDA BİRLEŞELİM!

Adalet Savaşçıları Ölümsüzdür!
Özgür Tutsaklar Onurumuzdur!
Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yeg Gulan, Es lebe der 1. Mai!

HAMBURG HALK CEPHESİ

Toplanma yeri: U-Bahn Rödingsmarkt / Saat: 10.00
Submitted By: YASEMIN, 28. Nis 2015, 14:33 Read Full Article Post Comments

Avrupa Halk Cephesinden 1 Mayıs Çağrısı
Avrupa Halk Cephesinden 1 Mayıs Çağrısı


1 MAYIS AVRUPA'DA DA ŞENLİK DEĞİL, KAVGA GÜNÜDÜR!
1 MAYIS'TA TALEPLERİMİZLE VE DEVRİMİN SOSYALİZMİN KIZIL BAYRAKLARIYLA ALANLARDA OLALIM!

Dünyamızda olup bitenlere bakın.
Emperyalist kapitalist sistemin dünya halklarına kandan, gözyaşından, vahşetten, yoksulluktan, işsizlikten, mültecilikten başka bir şey vermediği ve veremeyeceği ortadadır.
Irak'tan Suriye'ye, Libya'dan Ukrayna'ya, Mısır'dan Yemen'e... dünyanın dört bir yanında yaşananlar, bunun kanıtı değil mi...

Bizzat emperyalist ülkelerde yaşanan ırkçı, gerici saldırılar ve devlet terörü, bunun kanıtı değil mi?
Alman, Türk, Kürt, Arap, Fars, Latin, Slav, İtalyan... Tüm dünya halkları!
Bizi nasıl örgütsüzleştirip, paramparça ettiler? Bunu görmeliyiz.
Devrimin, sosyalizmin devrinin geçtiğini söyleyip, kendi sömürücü, alçak, adaletsiz düzenlerinin ömrünü uzattılar.
Tek bir soru soralım kendi kendimize:
Birçok ülkede sosyalist sistemin dağılmasından sonra emekçilerin durumu daha iyiye mi gitti, daha kötüye mi?
İşte bu nedenle "1 MAYIS AVRUPA'DA DA ŞENLİK DEĞİL, KAVGA GÜNÜDÜR!" diyoruz.
Kim tersini söylüyorsa, halkları aldatıyor demektir.
Çünkü; düşünce özgürlüğü ve örgütlenme hakkı, tıpkı faşist diktatörlüklerde olduğu gibi pervasızca gasp edilmektedir.
Çünkü; Emekçiler hızlı bir yoksullaşma içindedir. İşsizlik artmaktadır ve emekçiler sadakadan farksız sosyal yardımlarla geçinmeye mahkum edilmektedir.
Çünkü; ırkçılık ve yabancı düşmanlığı almış başını gitmektedir. Ve daha vahim olan, ırkçı örgütlenme ve saldırılar, devlet tarafından teşvik edilmektedir.
Çünkü; yozlaşma almış başını gitmektedir. Uyuşturucu, fuhuş, kumar, bizzat devletin politikalarıyla yaygınlaştırılmakta, tüm halk, gençlerimiz, uyuşturucu, kumar ve cinselliğin pençesinde çürütülmektedir.
Apolitikleşen, çürüyen bir toplam, baskıya, zulme, sömürüye, adaletsizliklere, haksızlıklara karşı direnemez. İşte yerlisiyle, göçmeniyle tüm halkları bu hale getirmek istiyorlar.
Buna için vermeyelim.

1 Mayıs alanları, buna izin vermeyeceğimizi ilan ettiğimiz alanlar olmalı.
1 Mayıs alanlarında, mücadelenin, isyanın kızıl rengiyle çıkmalıyız karşılarına.
Onların verdikleriyle yetinmeyi, oyalanmayı reddeden taleplerle çıkmalıyız.
1 MAYIS Alanlarına yasak savmak için değil, taleplerimizi haykırmak, birliği, mücadeleyi büyütmek için çıkmalı; bu nedenle ciddi bir çalışmayla kitlesel kortejler oluşturmayı hedeflemeliyiz. 1 Mayıs bildirilerimizi, afişlerimizi herkese ulaştırmalı, yakınlarımızı, komşularımızı, işyeri, okul arkadaşlarımızı, tüm tanıdıklarımızı 1 Mayıs alanına çağırmalıyız.
Ne kadar kitlesel olursak, devrimin, sosyalizmin kızıl bayrağı, o kadar güçlü bir dalgaya dönüşecektir.
Avrupa emperyalistleri, devrimciler karşısında kendi yasalarını pervasızca çiğneyerek hak ve özgürlükleri gasp edebilmektedir.
Hollanda'daki, İngiltere'deki Grup Yorum konseri yasakları, bunun göstergesidir. Almanya hapishaneleri, Türkiyeli devrimcilerle doludur. Fransa hapishanelerinde de aynı şekilde devrimciler vardır. Ve hem Almanya'daki, hem Fransa'daki devrimcilerin tek "suçları" yasal haklarını kullanarak sürdürdükleri faaliyetlerdir. Avusturya'dan Yunanistan'a kadar birçok Avrupa ülkesinde devrimcilere karşı operasyonlar yapılmaktadır. "Terör listeleri"yle düşünce ve örgütlenme özgürlüğü yok edilmektedir. Avrupa'da bu saldırılara en fazla maruz kalan ise, Türkiye devrimci hareketidir. Çünkü biz emperyalizmle uzlaşmıyoruz. Çünkü biz devrim ve sosyalizmden vazgeçmiyoruz.
Vazgeçmeyeceğiz de!

1 Mayıs alanlarında devrim ve sosyalizm iddiamızla yer alacağız.
Tüm dünya halklarını, tüm Avrupa solunu, devrim ve sosyalizm mücadelesine çağırmaya devam edeceğiz.
Çünkü halkların tek kurtuluş umudu, bundadır.
TÜM EMEKÇİLERİN, EZİLEN TÜM HALKLARIN 1 MAYIS'I KUTLU OLSUN!
1 MAYIS, BİRLİĞİMİZİN, MÜCADELEMİZİN, DAYANIŞMAMIZIN BÜYÜDÜĞÜ BİR GÜN OLSUN!

AVRUPA HALK CEPHESİ
Submitted By: KURTULUS, 17. Nis 2015, 03:01 Read Full Article Post Comments
 GALERi 


Kimler çevrimiçi
Kimler çevrimiçi Toplam 9 kullanıcı çevrimiçi :: 4 kayıtlı ve 5 misafir (son 30 dakika öncesinden itibaren aktif olan kullanıcılar temel alınır)
Bugüne kadar en çok 1352 kişi 18. Nis 2015, 01:16 tarihinde çevrimiçi oldu

Kayıtlı kullanıcılar: Bing [Bot], Google Feedfetcher, SiriNe, Yandex [Bot]
Yetkiler :: Yöneticiler, Global moderatörler

Who was here?

Kimler çevrimiçiIn total there were 75 users online :: 2 registered, 5 bots and 68 misafir
(based on users active today)
Bugüne kadar en çok 13804 kişi Çrş 1. Nis 2015 tarihinde çevrimiçi oldu

Kayıtlı kullanıcılar: Yandex [Bot] (last at 14:48), SiriNe (last at 14:44), Bing [Bot] (last at 14:32), Google [Bot] (last at 14:07), MSNbot Media (last at 12:27), Yahoo [Bot] (last at 9:00), Roze (last at 0:33)


İstatistikler İstatistikler

Toplam 1.002 mesaj | Toplam 487 başlık | Toplam 210 üye | Yeni üyemiz SiriNe

© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker